Endülüs Düşünce Topluluğu

Bilginin ve Hikmetin İzinde

Hakikatin Işığında Yeni Bir Bakış Açısı

Sanattan felsefeye, tarihten edebiyata kadar geniş bir yelpazede, modern dünyanın karmaşasına karşı berrak bir zihinle cevaplar arıyoruz. Okuyor, tartışıyor ve birlikte gelişiyoruz.

Etkinlikler

Haberler

Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Endülüs Paneli

Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde “Endülüs: İslam’ın İhtişamı, Müslümanların Mahzuniyeti” Paneli düzenlendi.

Endülüs Düşünce Topluluğu,  Lübna Öğrenci Kulübü ve Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin işbirliğiyle düzenlenen panelde Endülüs medeniyeti ilim, tarih, kültür boyutlarıyla ele alındı.

Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Şöhret Cengiz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra, Dr. Öğr. Üyesi İhsan ŞEN ile Arş. Gör. Mehmet Zahit KARADEMİR ve ekibi tarafından icra edilen musiki dinletisinde Endülüs kültür ve medeniyetini yansıtan ezgi ve marşlar seslendirildi.

Lübna Öğrenci Kulübü Başkanı Merve ARICAN’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Endülüs Düşünce Topluğu Başkanı Süleyman BÜYÜKŞAHİN; “Endülüs İslam Medeniyetinin, okullarımızda, şehrimizde, ülkemizde daha yakından tanınmasının önemine işaret ederek Endülüs tarihinden çıkarılacak dersler olduğunu belirtti.

Moderatörlüğünü Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir MACİT’ın yaptığı panelde, farklı disiplinlerden akademisyenler;  Endülüs’ü;  tarih, sanat ve bilim perspektiflerinden değerlendirdi.

“Endülüs, İnsanlık Tarihini Etkileyen Büyük Bir Medeniyet Havzasıdır”

Panelde ilk olarak Bir dönem Yunus Emre Enstitüsü Madrid Müdürlüğü de yapan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fak. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cumhur Ersin ADIGÜZEL söz aldı.

ADIGÜZEL; Endülüs’ün yalnızca bir coğrafya değil, insanlık tarihini etkileyen büyük bir medeniyet havzası olduğunu belirterek Müslümanların kısa sürede Kuzey Afrika’dan İber Yarımadası’na ulaşmasının arkasında güçlü bir ideal, heyecan ve medeniyet tasavvurunun bulunduğunu ifade etti.

Endülüs’te İslam’ın kökleşmesinin bölge halklarının İslam’ı benimsemesiyle gerçekleştiğini vurgulayan ADIGÜZEL, burada oluşan ilim ve düşünce birikiminin Avrupa’nın dönüşüm sürecine de önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Endülüs’te yetişen İbn Rüşd, İbn Hazm ve İbn Tufeyl gibi isimlerin eserlerinin Latinceye çevrilerek Avrupa üniversitelerinde okutulduğunu belirten ADIGÜZEL, Endülüs’ün bilim, düşünce ve kültür alanlarında Avrupa medeniyetinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.

“İkra Medeniyeti Bilim ve Düşünceyi İnşa Etti”

Panelin ikinci konuşmacısı Gebze Teknik Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa ÖZTÜRK oldu.

Doç. Dr. Mustafa Öztürk, Endülüs’ü bilim tarihi perspektifinden değerlendirdi. İslam Medeniyetinin bilimsel yükselişinin temelinde Kur’an’ın “oku, düşün, araştır” çağrısının bulunduğunu belirten ÖZTÜRK, Müslüman bilim insanlarının ilmi yalnızca kariyer amacıyla değil, hakikati anlama gayesiyle sürdürdüklerini kaydetti.

Endülüs’ün Avrupa’ya bilgi aktarımında önemli bir köprü görevi gördüğünü ifade eden ÖZTÜRK, bugün kullanılan rakam sisteminden, tıp ve astronomiye kadar birçok bilimsel birikimin Endülüs üzerinden Avrupa’ya taşındığını ayrıca Endülüs’ün şehircilik, mühendislik ve eğitim alanlarında da örnek bir medeniyet modeli ortaya koyduğunu belirtti.

“Endülüs Hâlâ Hissedilen Bir Medeniyet”

Daha sonra söz alan Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kadir GÖMBEYAZ ise Endülüs’ün yalnızca tarih kitaplarında kalan bir medeniyet olmadığını, bugün dahi hissedilebilen güçlü bir kültürel miras olma özelliği taşıdığını ifade etti.

GÖMBEYAZ, özellikle Granada başta olmak üzere Endülüs şehirlerinde İslam medeniyetinin izlerinin hâlâ hissedildiğini belirterek Müslümanların gittikleri coğrafyalarda ilim, estetik ve insanlık adına önemli izler bıraktığını söyledi.

GÖMBEYAZ ayrıca, Endülüs’ün bir yandan ihtişamı diğer yandan ise Müslümanların yaşadığı büyük sürgün ve yıkım nedeniyle hüzün tarafı bulunduğunu ifade ederek Endülüs tecrübesinin günümüz dünyası açısından da önemli dersler içerdiğini kaydetti.

“Endülüs Şehirleri Bir Medeniyet Hafızasıdır”

Panelin son konuşmacısı Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Melek Yılmaz GÖMBEYAZ oldu.

GÖMBEYAZ; konuşmasında Endülüs’teki birlikte yaşama kültürüne dikkat çekerek Müslümanların bölgede farklı inanç ve kültürlerle uzun yıllar bir arada yaşama tecrübesi ortaya koyduğunu ve Endülüs şehirlerinin ilim, sanat ve estetik bakımından büyük bir medeniyet birikimini temsil ettiğini belirtti. GÖMBEYAZ, konuşmasının sonunda Kurtuba, Tuleytula, İşbiliye ve Granada gibi şehirleri konu alan -kendi kaleme aldığı- şiirini de okuyarak Endülüs Medeniyetinin bıraktığı kültürel mirası anlattı.

“Endülüs, Günümüz İçin de Büyük Dersler Barındırıyor”

Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Macit ise programın sonunda yaptığı genel değerlendirmede Endülüs’te Müslümanların ilim, hukuk, kültür ve birlikte yaşama anlayışıyla büyük bir medeniyet inşa ettiğini; ancak birlikten uzaklaşılmasıyla birlikte çözülme sürecinin başladığını belirtti.

Endülüs tecrübesinin bugün Müslüman toplumlar açısından ibret vesikası olduğunu söyleyen MACİT, Müslümanların yeniden ilim, kültür ve medeniyet perspektifi etrafında buluşması gerektiğini vurguladı. Program, konuşmacılara hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

ENDÜLÜS BİZİM NEYİMİZ OLUR? SEMİNERİ

“Endülüs Bizim Neyimiz Olur” programında, Endülüs medeniyetinin tarih, sanat ve bilim alanındaki mirası çok yönlü olarak değerlendirildi.

Endülüs Düşünce Topluluğu’nun İZÜ İslam Ekonomisi ve Finansı, Tarih, İyiliğin Geleceği ve Genç Vizyon kulüplerinin iş birliğiyle düzenlediği “Endülüs Bizim Neyimiz Olur” programı Abdullah Tivnikli Konferans Salonunda gerçekleşti. Programda Endülüs medeniyetinin mirası ilim, tarih, kültür ve sanat boyutlarıyla ele alındı. Moderatörlüğünü Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Gömbeyaz’ın üstlendiği etkinlikte farklı disiplinlerden akademisyenler Endülüs’ü tarih, sanat ve bilim perspektiflerinden değerlendirdi.

GÖMBEYAZ: “ENDÜLÜS BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN GÜNDEMİNDE OLMALI”
Endülüs’ün yalnızca tarihsel bir hatıra değil, aynı zamanda bugünün dünyası için de yeniden düşünülmesi gereken bir medeniyet olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kadir Gömbeyaz, İlim Yayma Vakfının Kocaeli’nde yürüttüğü bir projenin verdiği ilhamla kurulan Endülüs Düşünce Topluluğunun “Endülüs bütün Müslümanların gündeminde olmalı” fikriyle hareket ettiğini dile getirdi. Endülüs’ün kolektif hafızadaki yerine dikkat çeken Gömbeyaz, Müslümanların Endülüs’te yaklaşık sekiz asır boyunca varlık gösterdiğini, 1492 yılına kadar süren bu sürecin geride güçlü bir kültürel miras bıraktığını belirtti. “İslam’ın kokusu o topraklarda hâlâ duruyor” diyen Gömbeyaz, Endülüs’ün herkes için canlı bir gündem maddesi olması gerektiğini ifade etti.

MELEK GÖMBEYAZ: “ENDÜLÜS’ÜN KAPILARINI TARIK B. ZİYAD AÇTI”
Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Melek Yılmaz Gömbeyaz da Endülüs’ün tarihsel arka planını ele aldığı konuşmasında bölgede fetihten önce Katolik Hristiyanlar, Yahudiler ve putperestlerin yaşadığını belirterek, İspanya’nın kapılarını Müslümanlara Tarık bin Ziyad’ın açtığını hatırlattı. 711 yılında başlayan İslam hakimiyetinin 1492 yılına kadar Emevî yönetimi altında sürdüğünü ve bu uzun dönemin Endülüs’te güçlü bir medeniyet inşasına zemin hazırladığını ifade eden Gömbeyaz, 1492’de son Emevî yönetiminin yıkılmasıyla bölgenin Hristiyan egemenliğine geçtiğini hatırlatarak bu tarihin Endülüs tarihi açısından bir kırılma noktası olduğunu vurguladı.

AZAKLI: “HER TAŞ BİR MATEMATİKLE YERLEŞTİRİLMİŞ”
Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Tuba Ruhengiz Azaklı ise Endülüs medeniyetinin en görünür yönünün sanat ve mimari olduğunu belirterek, bu alanların aynı zamanda medeniyetin günümüze ulaşan şahitleri olduğunu ifade etti. Tarihi kaynakların büyük ölçüde yok edilmesine rağmen ayakta kalan mimari eserlerin Endülüs’ün büyüklüğünü açıkça ortaya koyduğunu belirten Azaklı, “Ayakta, hayatta kalan eserlerden ne denli büyük bir medeniyet kurulduğunu anlıyoruz” dedi. Bağdat, İstanbul ve Kurtuba’nın Orta Çağ’ın en önemli üç kültür ve sanat merkezi olduğunu söyleyen Azaklı, Endülüs medeniyetinin estetik anlayışını Kurtuba Ulu Camii, El-Hamra Sarayı, hamamlar, köprüler, camiler gibi islam mimarisi yapıları üzerinden değerlendirdi. Son derece incelikle inşa edilen yapılarda taşların matematiksel bir düzen içinde yerleştirildiğine işaret eden Azaklı, sadece bu detayın bile Endülüs’ün ilmî derinliği konusunda önemli ip uçları içerdiğini kaydetti.

ÖZTÜRK: “ENDÜLÜS İSLAM DÜNYASI İLE BATI ARASINDA KÖPRÜ İŞLEVİ GÖRDÜ”
Programın son konuşmacısı olan Gebze Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Öztürk de Endülüs medeniyetini bilim tarihinde ifade ettiği anlam açısından ele aldı. Kurtuba Medresesinin 400 bin kitaplık büyük bir kütüphaneye sahip olduğunu, bu eserlerin günümüze ulaşmamış olmasının büyük bir kayıp olduğunu ifade eden Öztürk, medeniyetlerin sürekliliğini “Endülüs’ten bugüne neler kaldı?” sorusu üzerinden tartışmaya açtı. Müslümanların bilime yönelmesinin temel motivasyonunun “kâinatı anlamak ve okumak” olduğunu belirten Öztürk, İslam dünyasında gelişen bilim ve felsefenin Batı’ya Endülüs aracılığıyla taşındığını vurguladı. Aralarında İbn Rüşd, İbn Tufeyl, Cabir bin Eflah, Zerkâli, İbn Haldun ve Abbas bin Firnas’ın da bulunduğu çok sayıda Endülüslü alimin tıp, felsefe, astronomi ve matematik gibi alanlarda insanlık tarihine önemli katkılar sunduğunu belirten Özdemir, Endülüs’te üretilen medeniyetin evrensel niteliğine dikkat çekti.

Program kapsamında ayrıca Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. İhsan Şen ve ekibi tarafından bir musiki dinletisi de gerçekleştirildi.

 

Makaleler

Bilgi Paylaşımının Gücü

Bilgi Paylaşımının Gücü konusu, günümüzde toplulukların birlikte düşünme ve üretme biçimlerini yeniden tanımlamaktadır. Bu makalede, fikir paylaşımı, kolektif üretim ve

Devamını Oku »

Derinlemesine Okuma

Felsefe ve edebiyatın temel metinlerini uzman eşliğinde okuyor ve tahlil ediyoruz.

Fikir Gönüllüsü Ol

Topluluğumuzun bir parçası olarak, çalışmalarımızın yayılmasına ve gelişmesine katkı sağlayın.

Ortak Akıl

Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığına inanıyor, birlikte öğrenmenin ve gelişmenin yollarını arıyoruz.

Genç Bakış Açısı

Genç zihinleri akademik dünya ile buluşturuyor, fikirlerinin değerini vurguluyoruz.

Bültenler

Ocak 2027 Topluluk Bülteni

Ocak 2027 Topluluk Bülteni kapsamında topluluğumuzda gerçekleşen etkinlikler, öne çıkan fikirler ve gelecek planları derlenmiştir. Bu bülten, üyeler arasında bilgi akışını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

Devamını Oku »

Aralık 2026 Yıllık Değerlendirme

Aralık 2026 Yıllık Değerlendirme kapsamında topluluğumuzda gerçekleşen etkinlikler, öne çıkan fikirler ve gelecek planları derlenmiştir. Bu bülten, üyeler arasında bilgi akışını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

Devamını Oku »

Kasım 2026 Bülteni

Kasım 2026 Bülteni kapsamında topluluğumuzda gerçekleşen etkinlikler, öne çıkan fikirler ve gelecek planları derlenmiştir. Bu bülten, üyeler arasında bilgi akışını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

Devamını Oku »